Yükleniyor...
Sevgili gezi severler, bugün Türkiye’nin en büyük sanayi şehirlerinden birisi olan Kırıkkale’nin en büyük ve en gelişmiş ilçesi Keskin’deyiz. Kırıkkale’de merkez ilçe dâhil bütün ilçelerinden yüzölçümü olarak daha büyük olan Keskin 1.463 km² yüzölçümüne sahiptir. 1.140 metre rakıma sahip şirin ilçemiz Keskin’in nüfusu 2020 yılı verilerine göre 16.239 kişidir. Cennet Anadolu’muzda yer alan bu güzel ilçemizin gezi yerleri, piknik alanları, tarihi mekânları gezilip görülmezse çok şey kaybedilebilir. Âşıklar diyarı Keskin’i gelin o zaman hep birlikte biraz daha yakından tanıyalım.
Kırıkkale’nin en büyük ilçesi olan Keskin, il merkezine yaklaşık 30 km ile yarım saat; başkent Ankara’ya D200 karayolu üzerinden yaklaşık 95 km ile 1 saat 15 dakika; İstanbul’a ise D-80 karayolu üzerinden yaklaşık olarak 540 km ile 5 saat 45 dakikalık mesafede bulunmaktadır. İlçeye en yakın havalimanı Ankara Esenboğa Havalimanı yaklaşık olarak 126 km ile 1 saat 40 dk mesafededir. Kırıkkale’den düzenli olarak başkent Ankara başta olmak üzere ülkemizin dört bir tarafına otobüs seferleri bulunmaktadır. Aynı zamanda Ankara – Sivas Hızlı Tren Hattı’nın önemli istasyonlarından birisi de Kırıkkale’de bulunmakta olup yakın bir zamanda hizmete girmesi beklenmektedir.
1850 senesine ait Osmanlı arşiv belgelerinden edinilen bilgilere göre Keskin halkının çoğunluğunu Türkistan'dan göç eden soydaşlarımız oluşturmaktadır. Keskin şehrimiz, 1690-1691 seneleri arasında İç Anadolu’da kurulmuştur. Keskin, Osmanlı İmparatorluğu devrinde Kırşehir Sancağı'na bağlı bir kaza olmuş, cumhuriyetin ilanı ile birlikte Ankara'ya yakın olduğu için buraya bağlanmıştır. 1990 senesinde ise Kırıkkale’nin il olmasıyla beraber Keskin, yakınlığından dolayı buraya bağlanmıştır. Keskin ilçesinin ve köylerinin halkı, en yakın komşusu Balâ ilçesinde olduğu gibi çoğunlukla Bozulus Türkmenlerinden oluşmaktadır. Tarihi günümüzden 400 - 500 yıl öncesine kadar dayanan Keskin’in tarihinden kısaca bahsettik. Şimdi gelin tarihi yerlerini de tanıyalım.
Esatmüminli Köyü Ören Yeri, Keskin ilçe merkezine yaklaşık 25 km, Kırıkkale’ye ise yaklaşık 23 km uzaklıktadır. Köyün geçmişi tam olarak bilinmemekle birlikte bu civarda yaşayan eski insanlardan duyduğum kadarı ile İran - Horasan tarafından konar-göçer olarak gelen Oğuz-Türkmen iki kardeş Esat ve Cerit ikiye ayrılırlar. Cerit, Keskin istikametinde köyünü kurmuş ve ismini Ceritmüminli vermiştir. Esat ise Esatmüminli ismiyle köyünü kurmuştur. Köyün yerleşim merkezinde ise Ermenilerin yaşadığı söylenmektedir. Nitekim Ermenilerden kalma bir takım kilise gibi yapılar, zamanla yıkılarak baraj altında kalmıştır. Köy şu anda Kapulukaya Barajı kenarında güzel bir sahil kasabası haline gelmiştir. Köyde başlıca gelir kaynakları; balıkçılık, sebze, meyve ve hayvancılıktan oluşmaktadır. Sonuç olarak, burada muhteşem güzellikte bir ören yeri aynı zamanda piknik yapmak, gezinmek, dinlenmek için harika bir rekreasyon alanı oluşturulmuştur.
Çarşı Camii, Keskin ilçe merkezinde çarşıdadır. Caminin, giriş kapısındaki kitabeye göre 1287 H. (1871 M.) tarihlidir. Ancak, 1966 senesinde büyük bir restorasyona tabii tutulmuştur. Minaresi, kuzey batı istikametinde tuğladan yapılmış olup taş bileziklerle süslüdür. Dikdörtgen planlı olan cami, kırma çatılı olup, Marsilya kiremitleri ile döşelidir.
1920’li senelerde, Anadolu’da, tehlikelerden uzak bir yerde, ordunun fişek ihtiyacını karşılamak üzere yapılmıştır. İlerleyen senelerde devrin gereksinimlerini karşılayamadığı için fabrika, kapatılmak zorunda kalınmıştır. Bina, bir dönem lise binası olarak fonksiyon üstlenmeye devam etmiş, günümüzde ise Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılmaktadır.
Ceritkale Kaya Mezarları, Keskin ilçe merkezine bağlı Ceritkale Köyü’nde bulunmaktadır. Kaya mezarları, Keskin ilçe merkezine yaklaşık 10 km uzaklıktadır. Kaya mezarları, aynı zamanda ilçenin en eski yerleşim yeri olarak bilinmektedir. Bölge, kayalara oyulmuş mezarlardan oluşmaktadır. Mezarların, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilmektedir. Şayet bir gün Keskin’e yolunuz düşerse Ceritkale Kaya Mezarları’na uğrayarak bölgenin tarihi kokusunu içinize çekmeden buradan ayrılmayınız.
Bu büyüleyici güzellikte olan mağara ilçenin Arzu Bayırı bölgesinde bulunmaktadır. Bazı bölgeleri doğal olarak oluşmuş, bazı bölgeleri ise yapay olarak insan eli ile açılarak yapılmış bu mağara, enine genişletilmiştir. Büyük bir kısmı maden ocağı olarak açılmış olan bu mağaranın doğal olarak meydana gelen bölümü Pliyosen Rölyef sistemi ile üç katı birbirine bağlantılı olarak oluşmuştur. Üç kat olarak yapay şekilde açılmış galerilerde kurşun madenciliği yapılmıştır. Yaklaşık olarak 285 metre uzunluğu olan bu mağaranın duvarları Erken Hristiyanlık Dönemi’nde yapılmış taşlarla kaplanmıştır. Sulu Mağara, yağışların bol olduğu dönemlerde tavandan sızarak damlayan sular haricinde kurudur. Suları toplayarak biriktirmek için açılan küçük havuzlar bulunmaktadır. Mağara içerisinde sıcaklık yüksektir ve kuru bir havası vardır. Keskin’de gezilecek en doğal tarihi oluşumlar arasındadır. Sulu Mağara’yı görmek için çok nedeniniz var, gezi programınıza almayı mutlaka unutmayın.
Anadolu’da Bozlak Kültürü ve Abdallık geleneğinin öncülerinden olan ve aslen Kırşehir’in Keskin ilçesinde doğmuş olan Hacı Taşan’dan ismini almış bu kültür merkezinde, bozlaklar okunup türkü dinletileri yapılarak geleneğe uygun sohbetler düzenlenip “Abdallık Kültürü” yaşatılmaktadır.
Keskin’e gelmek için bir nedeniniz daha var. Çünkü dünya çapında tanınmış ressamımız Rahmi Pehlivanlı buralı. Ünü Türkiye sınırlarını aşarak evrensel bir hal almış olan ve “Kralların Ressamı” olarak anılan ressamımızın müze haline çevrilmiş olan doğduğu evde sergilenen eserlerini görmek için mutlaka uğramalısınız. Birçok kral, kraliçe ve devlet görevlisi portrelerini çizdirmek için ülkelerine davet ettirmiştir. En önemli eserleri arasında Nene Hatun Portresi, Atatürk’ün Doğduğu Ev ve Zina adlı eserleri çok önemli sergilerde sergilenmektedir.
Keskin’e gelmişken bu muhteşem lezzeti tatmadan gitmek olmaz. Yağlamış olan fırın tepsisine domates, biber ve sarımsaklar eklenir. Daha sonra üzerine pirzola etler dizilerek tereyağı ufak parçalar halinde eklenir. Son olarak tuz ve pul biber serpiştirilerek 200 derecelik bir fırında yaklaşık 1 saat pişirilerek afiyetle yenir.
İlçenin önemli bir değeri olan “Keskin Sirke” gerek sofralarımızda sos olarak gerekse turşularımızın yapımında çokça kullandığımız doğal bir üründür. Sirkenin üretiminde tamamen doğal meyveler kullanılmaktadır. Bağışıklığımızı ve vücudumuzun direncini artıran bu ürünün sağlığımıza birçok faydası bulunmaktadır.
Can Anadolu’muzda sizlere buram buram sahil esintileri anımsatacak “Esatmüminli Ören Yeri”yle, tarihten bir nağme “Çarşı Camisi”yle, antik dünyanın gizemlerine merhaba diyeceğiniz “Ceritkale Kaya Mezarları”nı, erken Hristiyanlık devrinin önemli mekânlarından “Sulu Mağara”yı, 1920’li yıllarda silah sanayimizin önemli merkezlerinden biri olan “Barut Fişek Fabrikası”nı, Anadolu’dan yükselen bir bozlak sesi ile “Hacı Taşan Kültür Merkezi”ni, dünyaca tanınmış olan ressamımız “Rahmi Pehlivanlı Müze Evi”ni görmeye ve ilçenin o muhteşem lezzetlerinden olan “Keskin Tava”yı ve bölgenin sağlıklı ve organik meyvelerinden yapılan “Keskin Sirke”yi tatmaya mutlaka bekliyoruz. Bu vesileyle sizleri keyifle bekleyen Keskin’e yelken açmaya, hep seyahatte, huzurla, sağlıkla, güzelliklerle bizlerle kalmaya davet ediyoruz.